Kamboçya – Evrim ve Elif Yiğit Tur Günlükleri, 13 Nisan 2012
Kamboçya benim en keyif aldığım yerlerden birisi değildir. Ülke dümdüzdür bu yüzden de bisiklete binmek benim için çok sıkıcıdır. Ne var ki Tayland’da 2 ay daha kalmak istediğimizden Kamboçya’dan vize almamız gerekiyor. Sınıra 160km mesafedeki Siem Rieb kenti bizim vize için 1 hafta kadar beklememiz gereken şehir oluyor. Burada kaldığımız sürede yeni bisikletçiler ile tanışıyoruz, hep beraber doğum günümü kutluyoruz, hatta 4 ay önce Kuala Lumpur’da tanıştığımız ve beraber (tesadüf işte) Tayland vize başvurusu yaptığımız bisikletçi ile tekrar karşılaşıyoruz. İyi bir bilardocu olduğundan otelin barında çekişmeli bilardo maçları yapıyoruz. Güney Afrikalı bir yazar ve Belçikalı bir genç yine keyifli maçlar yaptığımız bilardo arkadaşlarımız oluyor. Otelde bir de Türk var. Berk ile de keyifli vakit geçiriyoruz. Bizi kendi arkadaşları ile tanıştırıyor. Böylece çok geçmeden 12-15 kişilik bir grup haline geliyoruz. Vize için beklememiz gereken bir hafta bu sayede sıkıntılı bir bekleyiş olmuyor.
Kamboçya için bir daha asla gelmem dediğimi hatırlıyorum. Fakat Siem Rieb biraz daha farklı bir yer. Fazla turistik, ama ne var ki insanlar aynı. Bizim arkadaş grubundan da her gün parasını çaldıran, rüşvet vermek zorunda kalan ya da dolandırılan kişiler oluyor. Fakat her şeye rağmen keyifli ve kesinlikle görülmesi gereken bir kent.
Daha önceki turumda Kamboçya ile ilgili edindiğim ilk izlenimlerimi de burada paylaşmak isterim. Fakat bunlar daha çok ilk günler ve Kamboçya’nın başkenti Phom Phen ile ilgili tespitler olacaktır.
12.07.2009
“Phom Phen
Burası hala çirkin bir yer.
Sonunda 2.5USD’ye Lonely Planet buldum. Yeni bir korsan yayın. Burada korsan kitap Türkiye’deki kadar gelişmiş. Fakat sadece turistlere yönelik kitapları bulmak mümkün. Bu şehirde beni nelerin rahatsız ettiğini anlar gibiyim. Burada binalar, trafik, arabalar yani tüm şehir düzensiz. Fakat bu beni rahatsız eden şey değil. Beni rahatsız eden buralarda bazı olayların dönüyor olması.
Şehirler bence insanlar gibi. Mesela bir insan güzel görünse bile onda farklı rahatsız edici bir şeyler hissedebilirsiniz. Eğer yeni tanıdığınız birisi ise bunun ne olduğunu anlamak pek kolay değildir. Fakat karşınızdaki insanın içinde, beyninde, hislerinde bir şeylerin yanlış gittiğini ve yanında bulunmak istemediğinizi fark edersiniz. Bu şehir için de aynı durum geçerli. Fakat bir süre sonra bazı şeyleri öğrenmeye başlar ve tamam işte sebep bu dersiniz. Örneğin;
Burada zaman zaman caiz olabilse de 5 yaşında bir kız çocuğunu seks kölesi olarak satın alabilirsiniz. Daha ufak çocukları almak da mümkün, fakat kilo ile satılmadığından daha ucuz olacakları anlamına gelmiyor. Ve bu durum kesinlikle yasal değil. Yani markete gidip çocuk reyonu nerede diye sormak mümkün değil. Fakat bir motora ya da tuktuk’a atladığınızda adamın size soracağı sorular sırası ile lady, marijuana, eroin ve eğer biraz niyetliyseniz burada istediğiniz her şeyi bulmak mümkün. İşin kötü tarafı bu durumun turizmi; yani buraya bu iş için gelen turist amcalar da var. Yaşlı amcalar genç çocuklarla beraber olmak için buradalar. Bu da kabul etmek gerekirse 3300km yol pedalladıktan sonra görmek isteyeceğiniz en güzel manzara değil.”
Tüm bu keyifsiz düşünceler, yoğun ve tozlu yollar ile birlikte buranın 2. sevimsiz örneğine doğru gidiyorum.Olimpik stadyumu 10km kadar geçince, tarihin eşsiz rekor denemelerinden birisinin gerçekleştiği alanı göreceğim. Burada 1975-1979 yılları arasında büyük bir katliam gerçekleştirilmiş. 17 000. kişi benim göreceğim alanda öldürülmüş… ‘Killing Field of Choueung ek’. Ülke genelindeki toplam ölüm sayısı ise çok çok fazla. Büyük çoğunluk ise eğitimli insanlar, akademisyenler.
Killing Field of Choueung
“Garip olan burada bu şehre ait ilk fotoğrafımı çekiyorum. Bir anıt ve içinde yaklaşık 9m yüksekliğe kadar yükselen raflar. En alt raflarda burada ölmüş insanların kıyafetleri. 1983’te temizlenmiş ve deodorantlanmış. Bir üstünde ise 15-20 yaş arası kadın kafatasları. Ve üst raflarda da diğer 17000 kafatası. Benimle yaşıt ya da benden 3 yaş büyük olan bu kafatasları ile yapılmış bu anıt (anıt demek doğru değil ama asil kelimeyi hatırlayamadım) ilk fotoğraf karem.
Biraz etrafı gezip müzede ölen insanların ilk fotoğraflarını ve öldürüldükleri aletleri görüp dışarıya çıkıyorum. Unutmadan dışarıya çıkmadan önce serinletici bir şeyler içip ya da hediyelik eşya dükkanından bir şeyler almak mümkün. Ben bir süredir almak istediğim kemik tarağı burada ucuza bulabileceğimi düşünsem de fazladan ağırlık taşımamaya karar veriyorum. (burada hediyelik eşya dükkanının ne kadar abes olduğunu siz düşünün)
Dışarıya çıktığımda mutluyum. Kabalığım için özür diliyorum fakat gülümsüyorum. İlk defa olarak bu şehir benim hoşuma gitmeye başladı. Bu denli kötü bir manzara sonrası insanın rahatlamış ve belki de mutlu hissetmesi kabul edilemez fakat gerçek bu. 15km boyunca mutluluğum geçmiyor. Yollar, insanlar, trafik yaklaşık bir saat sonra kopacak olan jant telim… Her şey güzel görünmeye başladı.
Her nedense kabul edilemez bir kabalık olan mutluluğumu anlamam pek uzun sürmedi. Açıklayayım;
başta da dedim ya şehirler insanlar gibidir. Yeni tanıdığımız o bize sevimsiz gelen insan vardı ya onu biraz tanımaya başladım gibi. Aramızda geçen olay şöyle;
Ben ona babalar gününde ne alacağını soruyorum
O bana babasını kaybettiğini söylüyor.
İşte bu sevimsiz haber, geçmişinde yaşamış olduğu bu durum karşımdaki insana ait tüm düşüncelerimi bir anda değiştirebiliyor. Artık eski rahatsızlığı hissetmiyor, hatta onun yanında olmaktan mutluluk duyuyorum. Bu şehir ile görmüş olduğum bu kötü tarih bendeki tüm kötü duyguları yok etti. Artık burası ile ilgili başka bir şikayetimin olacağını sanmıyorum”
Nerelerde Kaldık – 07.04.2012
Tayland – Nan & Geleneksel Kıyafetler – 29.03.2012 & 03.04.2012
Laos, Pongsavan, Luang Prabang – 26.02.2012
Laos – 18.02.2012
Kuzey Tayland – 02.01.2012
Malezya KL – 02.12.2011
Endonezya-Sumatra – 22.11.2011
Kuala Lipis, Kuala Tahan, Jerantut, Temerloh, Bentong – 30.10.2011
Taiping, İpoh, Cameron Highlands – 24.10.2011
Malezya, Alor Star,Yan, Sungai Pethani, George Town – 19.10.2011
Hat Yai, Pdang Besar – 19.10.2011
Trang – Phattalung – 12.10.2011
Thai Mueang-Phuket-Krabi – 09.10.2011
Ranong, Ufak Bir Ara – 03.10.2011
Map Amarit, Cumphon, Kra Buri, Ranong – 02.10.2011
Petchburi- Hua Hin- Prachuap Khiri Khan – 27.09.2011
Kanchanaburi-Chom Bung Arası Bisiket Yolculuğumuz – 23.09.2011
Bangkok ve Kanchanaburi – 22.09.2011
Tayland’dan Selamlar – 19.09.2011
